Sembolik Yapılar ve Aydınlatma

2 hafta önce yazıldı. Yazar:

İstanbul’un “Ayasofya Müzesi”, Ankara’nın” Anıtkabir’i”, Çanakkale’nin “Şehitliği” İzmir’in “Saat Kulesi”, Fransa’nın “Eyfel Kulesi” Amerika’nın Özgürlük Anıtı” ve daha birçokları…

Her şehir bir kimliğe sahiptir ve kimliğini korumayı başaran yapılar,  isimlerinden önce sembolik yapıları ile karşımıza çıkmaktadır.

Kimliğini ve dokusunu koruyan şehirlerde gezerken onların kişiliğini, duruşunu ve tarihini sezinlemeye başlarız. Bir şehrin sembolü, tarihselliğini ve sürdürülebilirliğini korumayı başardığı ölçüde varlığını muhafaza etmektedir.  Unutulmamalıdır ki semboller yapıtları ikonlaştırma gücüne sahiptir ve tarihi sürekliliğin de önemli bir parçasıdır. Her şehir bir kimliğe sahiptir,  bu kimlikler sembollerle pekiştirilir ve zaman içerisinde toplumdaki kültürlerin bir parçası olarak tarihteki yerlerini alırlar.

Mimari yapıların ayrılmaz bir parçası şüphesiz ki ışıktır! Sembol olarak nitelendirilen yapılarda; mekanın ruhuna ve ihtiyacına uygun olarak aydınlatma projeleri gerçekleştirilmelidir. Aydınlatma projesinde çevresel koşullar göz önünde bulundurularak hem yapıya hem de çevreye zarar vermeyecek ışık seçimi ve armatür yerleşimlerine dikkat edilmelidir.  Bu projelerde var olan yapıya zarar vermemek ve kimlik algısında yanılsama yaratmamak en önemli hususlardan biridir. Gerçekleşecek olan aydınlatma çalışması etkili, çarpıcı ve dinamik bir unsur olarak kurgulanmalıdır.

 …Işık tüm varlıkların kökenidir… Varlıklara özerkliğini verirken, onlar arasındaki iletişimi de belirler… Bu dünyayı oluşturan ilişkilerin yaratıcısı, tüm varlığın temeli ışıktır… Işık dünyayı sürekli olarak yeniden keşfeder…’ TADAO ANDO

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya