Nedir Bu Mimarlık Öğrencilerinin Hocalardan Çektiği Yahu..

5 sene önce yazıldı. Yazar:

Güzel ve faydalı içeriklerimizden biri olabileceğini düşündüğüm bu blog yazısını favorilerinize mi kaydediyorsunuz , çıktısını alıp odanızın bir köşesine mi asıyorsunuz , yoksa cüzdanınızda mı taşıyacaksınız bilmiyorum ama gerçekten samimi ve içten bir iletiye bende aynı düzeyde bir samimiyet ve içtenlikle cevap vermeye çalışacağım..Öznelerden ve mekanlardan soyutlanmış biçimde revize ettiğim iletiyi imla ve noktalama işaretlerine dahi karışmadan yayımlıyorum..

Benzeri mailleri bir hafta içerisinde çok kez alıyorum.Kimisi paylaşılamayacak kadar öznel , kimisi ise eleştirel olduğu için tabi teşekkür / tebrik / beğeni maillerini saymazsak , paylaşılmayacak şeyler.

İşte gelen mail aynen şu şekilde :

 

unknown-manben 2 yıllık inşaat teknikeri mezunuyum şuan için dikey geçişle mimarlık’a geçtim ama çok fazlası ile zorlanıyorum. Hocalar bizden uçuk kaçık mimari tasarımlar istiyor.

    Mesela geçenler de villa projesi çizdik ben klasik bi dublex villa tasarladım fakat bunu tekniker çizimi deyip beğenmedi.

     Dış cephelerde yani görünüşte Frank Gehry misali yamuk binalar dalgalı değişik şeyler istiyor. N yapmam lazım nasıl düşünmem lazım, kendi kabuğumu nasıl kırabilirim? İnan abi bırakmayı bile düşünmedim değilim. ”

 

 

Şimdi beraber yorumlayalım ve yardımcı olmaya çalışalım bakalım..

 

Bazen sorumluluklarımızın artmaya başladığı , zorlanmaya başladığımız dönemler , hayatta olgunlaşmış bir konumdayken karşımıza gelmez..

Bazen sorumluluklarımızın artmaya başladığı , zorlanmaya başladığımız dönemler , hayatta olgunlaşmış bir konumdayken karşımıza gelmez..

 

Öncelikle maildeki samimi ifadelerin ve paylaşımların için teşekkür ediyorum değerli meslektaş adayımız..Mimarlık yeryüzünün en zor mesleği, fakat severek yapanlar ve işin felsefe deryasında boğulanlar için de bir o kadar keyiflidir.Artık olan olmuş , mimarlık mesleğine bir şekilde adımını atmışsın..Demek ki başarılı bir öğrenci olmalısın ki bu akademik hareketi sağlayabilmişsin.

İlk zamanlar herkesin çok zorlandığına kesinlikle emin olmalısın..Mesela ben bir doktor çocuğuyum.İnşaat yada mimarlıkla ilgili ne bir çevrem vardı ne de yol gösterici bir abim..Küçüklükten beri karalamalarımda beynimde inşa ettiğim binalarım , mandallarla yaptığım köprülerim , taşlarla , küçük çubuklarla yaptığım binalarım beni bu mesleğe itti 🙂 .Zengin olmak ya da ünlü biri olmak için bu mesleği seçenler , meslek hayatındaki ilk 2 yılda bu mesleği bırakıyor..Bunu sen de duymuşsundur..Başına bu tarz olumsuz şeylerin gelmesini istemiyorsan ve gerçek başarıyı mutlu biçimde yakalamak istiyorsan mimarlığı gerçekten severek yapmalısın..Mimarlık tarihine ezberlenerek geçilecek bir ders diye bakmamalısın örneğin..Yapılmış yapıların o dönemdeki mimarilerini günümüze nasıl uyarlayabilirim diye bakabilirsin..Teknik çizim dersinde hocanın hareketlerini iyice inceleyerek hatta ezberleyerek sende birşeyler yapmalısın..Mimarlık teknolojileri dersine sırf ödev verildi diye değil , acaba ben mezun olduğumda nasıl bunlardan yararlanabilirim diye bakmalısın..

Hocalarınızın uçuk kaçık şeyler istediği falan yok dostum..Yalnızca mimar eli değdiği belli olan ve ”ben burdayım” diyen yapılar yapmanı istiyor.Şuna kesinlikle inanabilirsin meslek hayatında o hocalardan duyduğun sözlerden daha ağırını duyacak (üstelik okulda sana fırça atanlar en azından koskoca profesor , ama gerçek hayatta okuma yazma bilmeyenler bile sana laf çakabilir) ve bu mesleği seçtiğine çok pişman olacaksın..Ama hocalarının ne istediğine iyice kulak verirsen , onlardan duyduğun lafları pozitif yönde kullanırsan bana inan başarılı bir mimar olursun..

Sen , üzerine düşeni fazlasıyla yapmaya hazır , başarıyı yakalamak için gidilebilecek yollara biletini dünden almış ve bence hırslı da bir arkadaşımsın..Yazdıklarından bunu anlıyorum..

Kendi kabuğunu kırmaktan filan bahsetmişsin birde..Bence bunu söylemendeki erdemlilik öyle yüksek ki , öyle yüksek bir mütevaziyet sahibi birisi olmalısın ki sen kendi kabuğundan çoktan çıkmışsın bence..Seni itekleyecek birilerine ihtiyaç duyuyorsun..Bu gücün sende olduğunu unutma..

Hayal gücü ve yaratıcılık ile ilgili , yeni şeyler söylemek , farklı şeylere imza atmakla ilgili ufak bir kaç noktaya değindiğim olmuştu.Ancak sana teşekkür ediyorum bana güzel bir blog konusu daha hediye etmiş oldun parmaklarınla..Bu konu üzerine bir blog yazıp mimarimedya’da paylaşacağım en yakında..

 

 

Beni takip etmeye devam edin..Bu karşılıksız paylaşımların ne siteme aldığım üç beş sponsor ya da google reklamlarım için , ne de kendimi kabul ettirmek için..Sadece mesleğine aşık , sıradan ve her şeye yorumları ve farklı bakış açısıyla ışık tutmaya çalışan bir adamın paylaşımlarıdır..

Sizde mimarlık camiası ile ilgili faydalı bulduğunuz içerikleri , kendi yorumlarınızı hatta bana sormak istediğiniz noktaları mimarmuratercelebi@gmail.com adresinden mail yoluyla atabilirsiniz.

Kategori:
Makale

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya