Mimarlıkta Marka Olmak Veya Bir marka’da Çalışmak Fenomenleri

4 sene önce yazıldı. Yazar:


Günümüz koşullarında mimarlık yapmak , artan mezun sayısı , ucuz işlerin piyasayı öldürmesi , kopya tasarımcılığın prim yapması gibi sebeplerden dolayı oldukça zorlaşmış bir vaziyette..Bu duruma dur demek ve kendi markasını oluşturmak isteyen genç arkadaşlar ve herhangi bir yerleşkede bu mesleği icra eden ancak marka değeri kazanan ofislerde çalışmaya uğraşan kişiler için güzel bir yazı hazırlamaya koyuldum..

Yukarıda söylediklerim haricinde bir alternatif iyi paralar kazanmak isteyenler için bence yok..Herhangi bir ofiste sıradan işleri çizmek artık mimarlık olarak adlandırılsa da mimarlık bu değil bu öncelikle iyi bilinmelidir.

Sanatsal değeri olan heykelsi yapıların icra edilmesi , yapıldığı bölgeye değer kattığı kadar ülkenin mimarlık anlayışına da renk katar.Dolayısı ile bu gbi çalışmalarda bulunmak isteyenler hiç bir zaman çok iyi konumda olamayacak ve iyi paraları ilk yıllarında kazanamayacaklar..

Peki Mimarlıkta marka nasıl oluşturulur?.Bu markayı ayakta tutacak etmenler nelerdir şimdi bunu irdeleyelim..

-Öncelikle çok iyi bir kurumsal kimlikten geçer iyi bir marka olmak..

-İmza niteliğinde işlere bir şekilde imza atmak gerekir..

-Şehrin tanındık bir yerinde herkesin bildiği bir yapıyı tasarlamak bunu sağlayabilir..

-Partnerlik işlere girerek bu sağlanabilir..

-Çok ama niteliksiz işler yerine az ama nitelikli işlere imza atmak bunu sağlayacak şeylerden yanlızca biridir.

-Güzel bir web sitesi , ofisin kalitesi ve bulunduğu bölge , kurumsal imajı sarsmayacak personel ve bunların güleryüzü..

-Tiril tiril jilet gibi giyinip mis kokuları sürdükten sonra gözlüğü kafadan düşürmemek 🙂 

-Çok iyi arabalara binmek ve iyi telefonlardan kullanmak..

-Şehrin entelektüel , sosyal , kültürel ve siyasi etkinliklerinde görünmek..

-Sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü çalışmalara liderlik etmek..

-Sık sık iş yemeklerine ve davetlere gitmek..

-Yapılan işleri allayıp pullayıp jelatinleyerek dergileştirip – kataloglaştırıp – kitaplaştırıp enternasyonel bir dille kullanıcılara sunmak..

-Sosyal medya üzerinden takipçilere sıkıcı – reklam kokmayan içerikler sunmak..

-Yerli ve ulusal dergi , gazete ve dijital mecralarda yazılarla adından söz ettirmek..

-Mimarlık yarışmalarında dereceler elde etmek veya ettirmek 🙂

-Mimarimedya.com gibi sağlam ve çok okunan bir bloga sahip olmak 🙂 😛

Evet şakasıyla gerçeğiyle beraber güzel edimlere ulaşmış olabiliriz ancak iş hemen bitmiyor.İnsani değer yargılarından uzakta , böbürlenen bir kelleye sahip olmak mimarları itici kılıyor..Kendini beğenen ve burnu havada tipler de olmamalı mimarlar..

Yapılan onca çalışmalar  , üretilen onca eserler ve tasarlanan onca binalar mimarı yaratcısının ne denli büyük bir yaratıcı en büyük ve en güzel bir tasarımcı olduğu gerçeğini anlaması için teşvik etmeli..Acizliğini ve çaresizliğini anlamalıdır..

Kategori:
Makale

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya