Mimarlık Alanında Akademisyen Olmak Mesleğine Yazık Etmek midir?

4 sene önce yazıldı. Yazar:

Mimarimedya iletiim formu üzerinden gelen sorular ve yanıtlarıyla bloglamaya devam ediyoruz..Gelen soru metni aynen şu şekilde ve altta da cevabı bulunmakta..İyi okumalar..

İleti Gövdesi:
Bu yazıyı yazana kadar sitenizde yaklaşık 2 günümü harcadım ve tüm yazılarınızı okudum sanırım. Yine de özel olarak sormak istediklerim var. 11. sınıftayım. Anlayacağınız üzere mimar olmak istiyorum. Bunun üzerinde herhangi bir yeteneğim yok.  Şu yüzden istiyorum diyemem ama ben bu mesleği seviyorum. Mimarisi değişik yapıları incelemek ve yorum yapmak çok hoşuma gidiyor. Ancak bazı konularda şüphelerim yok değil.Düşündüğünüz gibi maddiyat anlamında bir soru sormayacağım 🙂 İşini seven işini iyi yapar ve kazanç zaman içinde kendiliğinden gelir bence. Benim merak ettiğim mimarlık alanında akademisyen olmak mesleğine yazık etmek midir? Ve ayrıca ünlü mimarlarla konuşup röportajlar yapmak hatta onlardan eğitim almak gibi hayallerim var. Bunlar gerçekten hayal midir yoksa gerçekleştirebilir miyim. Şimdiden teşekkür ediyorum 🙂

 

Merhabalar..

Mimarimedya’yı okumuş olman sorunun farklılığından belli oluyor.Çünkü gelen soruların hemen hepsi maddi yada yetenek gerektiriyor mu? gibilerinden..Mimar olmak istemen gayet güzel.Yeryüzünün ilk mesleği olan mimarlık mesleği insanları barınma ihtiyacı başta olmak üzere hemen tüm fonksiyonlarını barındırıyor.Ülkemizde pek değer görmemeye başlasa da , yine ülkemizde her kafadan çizilen projelerle ilgili olarak – yapılan yapılarla ilgili olarak ve son olarak yapılan tasarımlarla ilgili olarak herkesin bir fikri olmasına rağmen yurt dışında yahut akademik anlamda mimarlık mesleği halen ilk demindeki tazeliğini ve saygınlığını koruyor öngörülerime göre..
İşine saygı duyan işinde başarılı olur.İşinde başarılı olan hemen olmasa da mutlaka er – geç maddi kaygılardan Allahın izniyle kurtulur.Mimari anlamda eleştiri alt yapının bulunması da ayrı bir avantaj senin için..
Akademisyen olmak mesleğine yazık etmek değil hele de bir bayan için oldukça efektif bir seçim yapmak olacaktır..Akademisyenlik yani bir diğer karşılığı ”bilim insanı” olmak her babayiğidin harcı değil.Tabi bazıları böyle düşünmüyor olabilir..Ancak dedik ya herkesin herşey ile ilgili mutlak bir yorum hakkı var bu ülkede..Neyse..
Akademisyen olarak yine piyasaya projeler çizebilir hatta özel üniversitelerde çalışırsan kendi büron bile bir yandan ekstradan olabilir..Bu dediğimin çok fazla örneği var..Hatta senin de bahsettiğin ünlü mimarlar mutlaka akademik olarak bir yandan çalışmaya ve ders vermeye de devam etmekte..
Bir mimarın mimar olabilmesi için mezun olup eline diplomayı alması yetmiyor günümüzde..Bundan 30 sene önce insan sayısı az olduğundan belki bu yeterli bir fiil olsa da artık senede 4000 :’e yakın mimar mezun oluyor.Ve yine sevdiğim bir söz aklıma geliyor tam bu noktada ”mezun olmak artık ”bu mesleği yapabilir!” işine değil mezun olmak artık ”bu mesleği öğrenebilir!” anlamına geliyor.
Sen de bu bilinçte olursan , aktüel anlamda genel kültür anlamında kendini taze tutarsan , güncel mimarlık haberlerinden ve gelişmelerinden bi haber olmazsan, ünlü mimarlarla 10- 20 sene sıkı fıkı vakit geçirirsen, teknolojiyi mesleki anlamda takip edersen harika bir mesleki donanıma sahip olmuş olabilirsin..
Ünlü mimarlar ile vakit geçirebilmenin uzak bir hayal olduğunu sanmıyorum.Bence yarın randevu istemeye başla ..
Hayatında başarılar..
Kategori:
Makale

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya