”Maddi açıdan mimarlık nasıldır?”

4 sene önce yazıldı. Yazar:

Yine üniversite tercihleri döneminde olan ve kararsızlığı mimari medya’ya yönlendirilen bir arkadaşımızın sorusunu cevaplamaya çalışacağız sizlerle beraber ilmimiz nispetince..İnşallah hem o arkadaşa hem de başkalarına yardımcı olacaktır..

 

img_questionmarkmerhaba
ben lise son sınıf öğrencisi,tam da üniversite seçimi eşiğinde birisiyim. sitenizin devamlı takipçilerinden değilim,az önce tesadüfen gördüm ,mimarlıkla ilgili araştırma yaparken.Ama güzel bir siteniz var ve size sorulan sorulara samimi,uzun uzun cevap verdiğinizi görünce ben de yazmak istedim.

sayısal öğrencisiyim,yaşadığım şehrin fen lisesinden sonraki en iyi lisesindeyim. mâlum herkes tıp kazanmanı bekler,esasen benim de gelecekle ilgili hayallerimde hep tıp olmuştu, kendimi hep doktor olarak hayal ediyordum,insanlara yardım etmek istiyorum ileriki hayatımda,bu kesin fakat bu meslekle gerçekten mutlu olur muyum,başarabilir miyim bilmiyorum. tıp-mimarlık ikilemi içerisindeyim.ikisi apayrı meslekler üstelik.bir de “sen hele bir kazan,sonra düşünürsün”cüler var,işte ben öyle olamıyorum maalesef,sadece sınava odaklanamıyorum,istiyorum ki meslek hayatımda başarılı,işini en iyi yapan,tutkulu,idealist insanlardan olayım.hayal kurmak en iyi yaptığım iş bu yüzden 🙂

estetiğe çok önem veririm,hatta bu yüzden çevremdeki hiç bir yer beni tatmin etmez, mimarlığa yatkın olduğum hissi var içimde, gel gör ki bu konuda da endişeliyim,mesela çocukluktan beri resme meraklıydım fakat “boyama kısmında”. boyaları birbirine karıştırır, çeşitli tonlamalarla boyardım, çizimim iyi değil ama; mimarlık için çizim yeteneği şart mıdır?
dipnot:orta halli bir ailenin çocuğuyum,maddi açıdan mimarlık nasıldır?

mimari anlayışıma gelince,  geleneksel mimariye aşığım diyebilirim, o eski yapıları gördükçe mest oluyorum tabiri caizse. eski istanbul aşığıyım. eski istanbul diyorum,çünkü şuan koskoca bir medeniyet şehrinin eriyip gittiği kanaatindeyim. gökdelenlerden mesela nefret ediyorum, bir kısmın çok taktir ettiği, hayran bakışlarla seyrettiği o yapılar benim gözümde fazlasıyla değersiz(elbette büyük emek gösteriliyor.)


ben daha çok gelenekçi,tarihe meraklı, gökdelen vs. yapıların şehrin silüetini bozduğunu düşünenlerdenim.  misal apartman yapacaksam hiç boşuna mimar olmayayım ben diyorum, ama istiyorum ki kaybolmaya yüz tutmuş mimarimizi kendi yorumumla yeniden yaşatayım en azından bir katkım olsun bu uğurda.. istanbuldaki osmanlı,rum ve diğer ismini bilmediğim medeniyetlerden kalmış evlerine hayranım mesela, balat,kuzguncuk gibi tarihi, hala bir nebze ayakta duran semtleri vardır mesela.
 işte oralar gibi mekanlar,mahalleler kurmak,oraları da yaşatmak isterim.
ygs sonrası 3 günlük ist. gelme fırsatı buldum,bir kaç kez rastgeldiğim o ahşap evleri hayranlıkla seyrettim,çevremdekiler hiç farkında bile değildi mesela, o tarz mimariye yoğun bir ilgi duyduğum apaçık ortada. ondan eminim. fotoğrafa da fazlaca meraklıyım.

mimari anlayışı günümüzde tamamen mi değişti,mesela ben kendimi geleneksel çizgide yetiştirmek istesem işsiz mi kalırım? yahut değer görür müyüm,yoksa kendimi yıprattığımla mı kalırım?

 işte ben yanlış yy.da doğduğunu düşünen,birnevi eski kafalı, geleneksel mimariyle huzur bulan,hepsini görüp araştırmak isteyen birisiyim, mimarlıkta aslında tam bana göre gibi ama bilmiyorum, bu konuda beni aydınlatırsanız çok mutlu olacağım(bayaa kafa şişirdim.)

ist. mehmet akif vakıf üni. kuruldu,onun mimarlığı hakkında ne düşünüyorsunuz,tavsiye edeceğiniz bir okul var mı? çevremde hiç mimar olmadığı için size uzun uzun yazdım
şimdiden çok tesekkurler!!! 🙂

 

 

Merhabalar..

Güzel sözlerin ve ilgin için öncelikle teşekkür ederim.
Mimarlıkla ilgili araştırma yapıyorsan yeterince faydalanabileceğin bir web sitesi olarak mimarimedya’yı görebilirsin.Çeşitli başlıklar ve kategoriler altında içerikler bulunmakta ve her biri özel emek harcanarak oluşturuldu.
Sayısal öğrencisi olman ve yüksek öğretim (üniversite) öncesi eğitim aldığın kurumun başarılı olarak adledilen kurumlardan biri olması gayet güzel şeyler.Buraya kadar herşey gayet güzel..Ancak mesleki hayallerin arasında ilk sırayı daima TIP mesleğinin alması hiç te iç açıcı yorumlarıma olanak sağlamayacak diyebilirim. Mimarlık mesleğinde de bahsettiğin ; ”insanlara yardımcı olmak” söylemini pek ala gerçekleştirebilirsin. Örneğin Camii , Medrese , Tekke , Zaviye , Külliye , Kurân Kursu , hastane , okul ve yurt gibi işlerde gönüllü projelendirme yapabilirsin.Bu, TIP’ta bir kişiye yardım edebiliyorsun oysaki mimarlıkta o yapıyı kullanan tüm insanlığa ve topluluklara yardım edebileceğinin de en güzel göstergesi esasında..Hayır ve insanlığa yardımcı bir melek portresi mevzularını da bu şekilde yanıtladık..
Hayal kurmak konusunda istekli ve başarılı olduğunu ifade etmen ise mimarlık mesleğini tercih etmen konusunda buraya kadar ki ilk destekleyici anlatımın..İdealist bir mimar olmak iyi değil!.Çünkü bu meslekte hiç bir zaman tam anlamıyla hayal ettiklerini gerçekleştiremezsin!..”Leyla Mecnun” , ”Aşık – Maşuk” ikilileri gibi bir sanatçı asla en iyi eserini vermemiş ve veremeyecektir..Mükemmeli arama tutkusu , mükemmeli geçmişten geleceğe kadar her an yaratan Allah tarafından, yaratılmışlar için yaratılan olgular arasındadır..TIP ‘ta ise ilacını yazarsın ve hasta ya iyi olur ya kötü ya da hayatını kaybeder..Mimarlık bu şekilde 3 sonuçtan biriyle sonuçlanmaz hiç bir zaman..Bunları da bir Doktor çocuğu olarak yazdığımı ayrıca belirteyim efendim..
Estetik kaygısına sahip olman gerçekten oldukça güzel.Ancak ülkemizde estetik kaygıdan daha ziyade ”müteahitleri nasıl zengin ederim?” ”filanca yönetmeliğe nasıl daha iyi uydururum?” ya da ”projeyi hemen bitirip başka bir iş alalım!” mantıkları ve soruları mimarlığı yönetmekte.Bu gerçek böyle işte..
Hep duyarız ” ben küçüklükten beri proje çizmeye çok ilgim var , resim yaparım , boyarım falan filan..” İnan ki bunlar hikaye..Resim yapabilme yeteneğiyle mimarlığın hiç mi hiç alakası yok kardeşim.
-Geçmişten gelen bir Aile İnşaat Şirketiniz yok ise;
-Sülalenizde senden başka en az 5 kişi mimarlık , iç mimarlık , peyzaj mimarlığı gibi meslek erbabı değil ise
-Salt zengin olma düşüncesi ile mimarlık okumak istiyorsan
-Çalıştığın bir işin neticesini hemen görmek konusunda sabırsızlığın varsa (mimarlıkta bir işi ortalama 2 ayda bitirir , 8-9 ayda uygulamasını tamamlarsın..)
Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!..Mimar olma!.. 🙂
Mimarlık konusunda düşüncelerim senin için yukarıdaki gibi..Mimari anlayışından bahsetmişsin..Bu oldukça yanlış..Gelenekselci mimarlık ve modern mimarlık yerine göre değişebilecek olgular..Bir mimar her iki kültüre de ve belki daha fazlasına sahip olabilmeli..Ne geçmişi yok saymalı, ne salt modern olgular denizinde yüzmeli!
.Birazda müşterileri mutlu edebilme sanatı mesleğimiz..Onlar geçmişin ruhunu yaşatan ve klasik unsurları barındıran bir tasarım istedikleri halde sen modern yapsan yada tam tersi bir durum söz konusu olsa bu oldukça yanlış olurdu!..
Bahsettiğin gibi tek bir ekolden yetişmek ve eğitim almak ülkemizde ve dünyada namümkün!.Bu akademik olarak ta yanlış..
Geleneksel mimarlık hakkında düşüncelerin , görüşlerin yorumların ve betimlemelerin gerçekten başarılı..Takdir edilesi ve desteklenici..
Üniversite adı , bulunduğu şehir veya namı hiç önemli değil!..Hocaların akademik geçmişlerini araştırmanı öneririm.İnternet üzerinden okulların web siteleri ve hocaların CV’lerine ulaşabilirsin.
Yardımcı olabildiysem ne mutlu..Hakkında hayırlısı olsun inşallah..Ancak aşağıdaki yazıları da tek tek okumanı tavsiye ederim..
http://www.mimarimedya.com/mimarlikla-ilgili-en-cok-merak-edilen-8-soru/

 

Kategori:
Makale

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya