2015’e Damgasını Vuran 5 Mimarlık Kitabı

11 ay önce yazıldı. Yazar:

Mimarlık kitaplarından öne çıkanlara göz atın sonra bana niye faydalı bir şey paylaşmadı demeyin…

Dipnot:Okumayacaksınız isimlerini aklınızda tutun arkadaşlarınıza  hava atarsınız.

Öğrencilerle Söyleşiler: Rem Koolhaas

1398714090_b

Dünya mimarlığına yön veren Metropoliten Mimarlık Ofisi’nin (OMA) kurucusu olarak, 2008 yılında Time dergisi tarafından “Dünyanın En Etkili 100 İnsanı”ndan biri olarak gösterilen, Pritzker Ödüllü (2000) ünlü Hollandalı mimar Rem Koolhaas, bu kitapta Rice Üniversitesi Mimarlık Okulu’nun davetiyle öğrencilerin karşısına geçiyor. 21 Ocak 1991 tarihinde düzenlenen etkinlikte, biri ders diğeri seminer olmak üzere iki ayrı platformda söz alarak, yakın tarihli projeleri ve güncel tartışma konularından hareketle hem kendi hem de dünya mimarlığına ilişkin görüşlerini paylaşıyor.Zeebrugge Deniz Terminali (Belçika, 1989), Bibliothèque de France (Paris, 1989), ZKM Sanat ve Medya Teknolojisi Merkezi (Karlsruhe, 1989)… İlk bölümde çözümlenen bu üç büyük ölçekli OMA projesi, Koolhaas’ın iki başyapıtı Delirious New York’tan (1978) S, M, L, XL’e (1995) uzanan uzun soluklu araştırma sürecinde, büyüklük, metropoliten ve sıkışıklık kavramlarını sacayağı yapan bir mimarlık ve şehircilik anlayışının elle tutulur örnekleri olarak ortaya çıkıyor. Her bir proje, farklı yerlerde, bambaşka bağlamlar ve koşullar içinde, mimarlığa ve kentselliğe dair yeni potansiyeller ve sorunsallar keşfedip tanımlamaya adanmış bir mimarlık uğraşının izini sürmemizi sağlar.

Louis 1. Kahn ve Tarih Modern Mimarlığın Öncüleri

1369135634_b

Modernistler çağın ruhuyla çelişmeyi kabul etmediler.
Onun dışında kalanlarsa, ya bu çelişkiye razı oldular, ya da çağın ruhu savının geçerliliğini sorguladılar. Louis I. Kahn ise bu ikisinin arakesitinde bir bölgede konumlanıyor.
O bir tarihselci olamayacak kadar Modernist ve bir Modernist olamayacak kadar tarihselci gözüküyor.

Tasarlanacak Ne Kaldı?

1445887035_b

Otto von Busch 2008’den beri XXI Mimarlık, Tasarım ve Mekan dergisine yazdığı yazılarında sosyal tasarım, sürdürülebilirlik ve tüketimcilik üzerine odaklanıyor. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı dünyamızda tasarımcıların iyi niyetlerle başladıkları projelerin topluluklara verebileceği zararları, tüketim alışkanlarını değiştirmeyen ama daha iyi bir dünya yaratacağını vaat etmekten geri kalmayan ürünlerin bolluğunu, tasarımın doğası gereği içine işli politik gerçekliğinden kaçmaya çalışan tasarımcının düştüğü çıkmazı gündelik yaşamdan tanıdık örneklerle anlatıyor.İçerisinde 30’a yakın makalenin yer aldığı Tasarlanacak Ne Kaldı? Kitabı, üç ana bölümden oluşuyor: Tasarımın mevcut ekonomik sistem içerisindeki konumunu sorgulayan Tüketimciliğin Derin Suları, tasarımcının rolünü irdeleyen Tasarımın Politik Gerçekliği ve sosyal tasarımın topluluklarda bıraktığı izlerle tasarımcıların kendilerini bu eylem alanı içinde konumlanışını ele alan Tasarım, Eylem ve Direniş.

Mimaride Rönesans ve Barok

1403180278_b

Doktora çalışmalarım sırasında Osmanlı mimarisi ile ilgili bol miktarda yayın ve kaynak bulduğum halde mimaride batılı etkilerinin görüldüğü 18. Yüzyıldan sonra, özellikle dini mimari ile ilgili fazla çalışma mimarimizde deformasyonlar yaratsa da kökenleri Orta Asya’ya dayanan güçlü Türk mimarisi içinde öğütülmüştür. Önceleri Barok ve Rönesans gibi batı mimarileri incelendi. Daha sonra Barok etkileri görülen Osmanlı başkentindeki selatin camilerinde analiz ve incelemeler yapıldı. İlginç sonuçlara da varıldı.
Doktordan sonra çalışmanın yarım kaldığı ve sivil mimariye de değinilmesi gereği görüldü. 15 yıllık bir çalışmanın ürünü olan kitapta Avrupa’daki eserler tek tek yerlerinde incelenmiş ve görüntülenmiştir. Türkiye’de batı sanatı genelde yabancı kaynaklarda vardır ya da bunlardan yapılmış çevirilerdir.

Mimarlık Üzerine

1418318458_b

Mimarlık tarihinin belki de en güçlü yazarlarından biri, mimar Adolf Loos olanca dürüstlüğüyle yaşadığı mesleğini tanıtıyor. Loos’un mimarlık üstüne yazdıklarının büyük bölümünü biraya getiren bu derlemenin önemi ancak okunduktan sonra anlaşılabilecektir.Bugüne kadar kulakta kulağa aktarılarak tanınan Adolf Loos artık “süsleme suçtur” demeyecek dilimizde: en ünlü yazılarından “Süsleme ve Suç”, ilk yayınlanışından nerdeyse yüz yıl sonra, ülkemizde ilk kez yayınlanıyor.”Mies van der Rohe ve Le Corbusier gibi mimarlar yalınlığı ve denetimli lüksü ondan öğrendiler”.

Etiketler:
Kategori:
Makale

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Mimari Medya