Bir Mimarı Hayattan Soğutan 20 Şey !

4 sene önce yazıldı. Yazar:

Günlük hayatta pek çok olay ve projelerin kargaşasıyla beraber özellikle idealist kesimden mimarların (ki bu çok büyük bir kesimi kapsamakta) yaşadığı olaylı işler vardır.Yalnızca proje çizmekten kaynaklı olmayan bu gibi sıkıntılar mimarlar için vazgeçilmez sonuçları da beraberinde getirmektedir.

Genelde giyim tarzları , konuşma şekilleri ve hareketleri ile iş hayatının aslında en renkli kişilikleri mimarlardır.Bu gerçeği değiştireceği düşünülen en büyük adaylar ise mimarlık öğrencileridir.Çünkü onlarda mimar adaylarıdır zaten..İsviçre’li bilim adamlarıyla pek te ilgisi olmayan bu durumun muhtevası da aşağıdaki gibidir..

anger-management1

İşte her kesimden mimarlar için hayal kırıklıkları , sinir bozuklukları , öfkelendirici etmenlerden 20 tanesi !.

 

1) Eskizlerine kahve dökülmesi durumu!

2) Teklif verdiği projenin bir başka meslektaşına daha pahalıya verildiğini öğrenme durumu!.Bu rakip özellikle de en sıkı rakipse gerçekten çok sinir bozucu sonuçları da beraberinde getirmekte!

3) Ofiste çalışan en çalışkan mimarının rakibe gitmesi..Bu durumun maaş’tan kaynaklandığının öğrenilmesi durumu!

4) Bir mimari proje yarışmasına katıldığını başta sosyal medya , Mimarlar Odası ve arkadaşları hatta akrabalarıyla paylaştıktan sonra yarışmadan sonuç elde edemeyen hatta mansiyon ödülüne bile layık görülmeyen mimarın durumu!

5) Render alırken sebepsiz yere hata ekranını görme durumu!!!!

6) Özellikle de genç mimarların şantiyelerde başına gelen ”mimar nerede?” sorusuna ”mimar benim” cevabını yutkuna yutkuna verme!

angry1

7) Zaha Hadid , Foster , Bjarke Ingels , Emre Arolat gibi büyük mimarların projelerini gören müşterisine verecek cevabı olmama durumu!

8) ”Dış mimar” , ”yapı mimarı” , ”inşaat mimarı” , ”proje mimarı” , ”abi sen çizim yapıyormusun?” ve benzeri türetilen kelime grupları!

9) Bir mimarlık ofisinde tekniker muamelesiyle yalnızca teknik çizimleri yürütme durumu!

10) Çalıştığı ofiste aslında tüm tasarım yükünü ve fikirlerini kendinin ürettiğini düşünerek ”müşteri karşısında ”bu projeyi siz mi çizdiniz?” sorusuna patronun ”evet tamamen ben çizdim” diye cevap vermesi!!!

11) Yaşdaş bir meslektaşının büyük bir başarı yakalamasını görmek!

12) ”Sen bir ay çalış , ne kadar maaş vereceğimi maaşını alınca görürsün!” Diyen bir patronun ofisinde işe başlamak ve ay sonunda elinde hayal ettiği rakamın yarısını görmek!

13) Mesleği dışında çalışmak zorunda kalmak!

14) Final Jürisinden 1 gün önce derin ve geçmeyecek gibi duran bir karın ağrısı!

15) Eskiz sınavında henüz kalem oynatmamışken bir sınıf arkadaşının paftasını doldurması durumu!

16) Herşey iyi mükemmel gibi sanıp (ki bu durum özellikle üniversite 1. ve 2. sınıf dönemlerinde olur 🙂 ) Jürinin karşısında patlama durumu!

17) Proje çizerken projeyi yatırımcıya ve iş verene , uygulayıcıya ayrı ayrı kabul ettirme durumu!

18) Avam proje safhasından rahatlıkla geçip , uygulama projesi çizildikten sonra Belediyeye Götürülen projenin yine bir meslektaşımız tarafından ”burası olmamış , bu yönetmeliklere aykırı vs. tarzı kritik vermesi durumu!..Ve nihayetinde projenin ofise geri dönmesi..

19) Ofiste proje yokken hiç proje gelmemesi , büyük ve bitirmesi aylar sürebilecek bir iş geldiğinde ise projelerin sıraya girmesi durumu!

?????????

20) Uykusuzluk , nikotin koması , ay sonu beklentilerinin somutlaşmışlıklarla birbirini tutmaması!

 

Mimarlık ofisine sahip , henüz mimarlık okuyan , mimarlık okumayı düşünen , hali hazırda bir mimarlık ofisinde çalışan mimarların problemleri de neredeyse ortak!..Daha da büyüyüp genişleyebilecek hatta 3 – 4 katına çıkarılabilecek bu liste tüm mimarları kapsayan niteliklere de sahip!

Esasında bütün mesele kafayı bir noktaya toplamamak , hayatın sadece işten ibaret olduğunu düşünmeden tadını çıkararak yaşamaktır..Tabi yapabilene..

Kategori:
Makale

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya