Bir Dönüşüm Hikayesi

4 ay önce yazıldı. Yazar:

Akılcı, pratik, aynı zamanda çevreye duyarlı ve uyumlu bir proje kaynağıdır Biesbosch Müzesi. 13.000 m2 lik bir alan içinde bulunan bu yer Hollanda’nın Dordrecht kenti yakınlarında Biesbosch Milli Parkı sınırları içinde yer alır. Sürdürülebilir mimari ve peyzaja ışık tutacak nitelikte, geri dönüşümün en iyi örneklerindendir.

Müzenin yeniden yapılanması ve planlanması sonucu açılışından itibaren kullanıcılarda büyük merak uyandırmış ve ziyaretçi sayısında artış olmuştur. Çünkü insanlarda farklı ve çevreye duyarlı mekânları keşfetme isteği her zaman üst seviyededir. Keşfederken kullanıcılar rekreasyonel faaliyette bulunarak duygusal olarak pozitif yönde etkilenirler ve enerji depolarlar.

Biesbosch Hakkında

Biesbosch ‘un tarihi 1421’e kadar dayanmaktadır. Burası bölgede oluşan sel sonrası kurulmuştur. Studio Marco Vermemene mevcut müze binasının etrafındaki araziyi kaldırarak burayı bir ada haline getirmiştir. Alandaki mevcut ve yeni peyzaj bütünleştirilerek çim ve yeşil alanlara takviye yapılmıştır. Özellikle yeşile vurgu yapılmış, yeşil çatılar kullanılmıştır. Yeşil çatılar yapının ısı değerini korumaya yardımcı öğe niteliğindedir. Bu çatılar doğayla uyum içindedir ve çevreye zarar vermez. Adadaki ekolojik dengeyi bozmamak adına doğal bitki örtüsü korunmuş yeni bitkisel tasarımlarda daha çok geri dönüşümü sağlayabilecek bitkilere yer verilmiştir. Sel sularına maruz kalan bu yerde toprağı kavrayan veya suyu kurutan türlere yer verilmiştir. Enerji tasarrufu sağlamak ve yapının organik dokusunu bozmadan tasarım yapmak amacıyla müzenin altıgen şeklinin korunmasına önem verilmiştir. Böylece tasarımda hem orijinal hem de görsellik ön plandadır. Müzenin çatısında konumlandırılan yürüme yolu ziyaretçilere dağda yürüyüşe çıkmış hissini vermektedir. Ayrıca alandaki zengin ekoloji bu yürüyüşte gözlemlenebilmektedir. Restoran içinde yer alan gölet kaybolan türlerin geri dönüşü için alternatif bir yol oluşturmaktadır

En önemli madde doğal peyzajın korunmuş ve tahribatın önlenmiş olmasıdır. Doğal ve kültürel peyzajın birlikte uyum içinde olduğu çevreci, kullanılabilir ve sürdürülebilir bir tasarımdır. Bu proje tasarlanırken esas alınan kriterler: “Enerji tasarrufu, geri dönüşüm, sürdürülebilirlik, doğal alanı ve türleri koruyarak çevreye duyarlı, akılcı, kaliteli ve her zaman kullanılabilir bir alan oluşturmaktır.” şeklinde sıralanabilir.

Kaynakça: https://www.archdaily.com/777852/biesbosch-museum-island-studio-marco-vermeulen

Kategori:
Kısa Kısa

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya