500 Yıl Sonra Koca Sinan’ı Yeniden Düşünürken Konferansı

3 sene önce yazıldı. Yazar:

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Dr. Erhan Karaesmen, Mimar Sinan eserlerinin mimariye kattıklarını ve onun üzerine yaptığı araştırmalarını ‘500 Yıl Sonra Koca Sinan’ı Yeniden Düşünürken’ konferansı ile inşaat mühendislerine anlattı. Prof. Dr. Erhan Karaesmen, “Mimar Sinan, kendisinden önceki mimarların neler yaptığını merak eden gizli gizli gezen bir adammış.” dedi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, Erhan Karaesmen’i ağırladı. Mimar Sinan’ın ve eserlerinin günümüzde yeni yeni bilinir hale geldiğini ifade eden Karaesmen, eserlerinde kubbe ve tonoz kullanımına olağanüstü yeni bir boyut kattığını vurguladı.

Mimar Sinan’ın Anadolu’daki yapı ve kültür birikiminden yararlandığını kaydeden Dr. Karaesmen, şunları kaydetti: “Kendisinden önceki mimarların neler yaptığını merak eden gizli gizli gezen bir adammış. Günümüzün teorileri ve matematiği o tarihte yok. Fakat Sinan’ın üstün bir sezgisi vardı. Ve muhtemelen de iyi bir çizimciydi. O geç keşfedildi ama hızlı ilerledi. 6 bin kilometrede ser mimarlık yaptı. Akıl almaz bir çeşitliliği var. Çoğunlukla ibadet yapıları bilinir ama bunun dışında bir sürü eseri, sivil mimari ve köprü örnekleri var. Onun ser mimarlığı döneminde 480 tane yapı yapılmış. Hepsini kendisinin yapmış olması, projelendirmesi mümkün değil. Fakat nerede ne yapıldığını biliyor. Bu eserlerin yaklaşık 70-80 tanesinin proje müellifi ve mimarı olduğunu kabul ediyoruz.”

 

“ESERLERİNDE KANDIRMACA YOK”

Mimar Sinan’ın, kubbenin hem enlemsel hem de boylamsal boyutta gelen etkileri ile bir birini tamamlamadığını ve bunun direnç kazandırdığının farkında olduğunu söyleyen Dr. Karaesmen, Mimar Sinan’ın, kubbeleri kullandığı en önemli eserlerini dile getirdi. Dr. Erhan Karaesmen, uygarlığın gelişme çizgisi üzerinde Mimar Sinan’ın olağanüstü bir yeri olduğuna dikkat çekti.

Karaesmen, şöyle devam etti: “Batı’nın yapılarında kültürün tinselliği, anıtsallığı var. Bizim yapılarımızda akıl almaz bir sadelik var. Heykel sanatının olmayışı bu sadeliği yaratıyor. Mimar Sinan eserlerinde üç boyutlu heykel gibi yapılar inşaa ediyor. Derinliği başka şekilde anlatıyor. Sinan’ın eserlerinde kandırmaca yok.”

Kategori:
Haber

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimari Medya